akildisinin-mantigi

Akıldışının Mantığı – Evdeki ve işteki mantığa başkaldırmanın beklenmedik faydaları (Dan Ariely)

Optimist Kitap‘ın hediyesi Akıldışının Mantığı, Dan Ariely’nin Akıldışı Ama Öngörülebilir kitabının bir nevi devamı.

Dan Ariely ve arkadaşları ortaya bir tez koyuyorlar. Sonrasında ise bu tezin doğru olup olmadığını deneylerle kanıtlıyorlar.akildisinin_mantigi_dan_ariely

Emek verdiklerimize verdiğimiz değer, acının ve keyfin hayatımızdaki büyüklüğü, empati, kısa vadeli kararların uzun dönemdeki etkileri, çevreye uyarlanma gibi konular üzerine araştırmalar aktarılıyor.

Dan Ariely ayrıca kendi başına gelen bir kazanın hayatına olan etkisini incelemiş. Bunu fazla uzatmış. Bir yerden sonra sıkıyor.

Kitaptan altını çizdiklerim:

  • Olumlu uzun vadeli etki uğruna psikologların olumsuz anlık etki dediği şeye katlanmam gerekiyordu.
  • Ne yazık ki çoğumuz genellikle anlık tatmin getiren kısa vadeli deneyimleri uzun vadeli hedeflere tercih ederiz.
  • Şokun şiddeti çok yüksek olduğunda, fareler kötü performans sergiliyordu.
  • Çok yüksek prim düzeylerinde, aşırı motive olmuş olacaklardı. Konsantre olmakta zorlanacak ve bunun sonucunda, performansları daha küçük bir prim için çalıştıkları zamankinden daha kötü olacaktı.
  • Kayıp karşısındaki mutsuzluğunuz, kazanç karşısındaki mutluluğunuzdan daha fazlaysa, kayıptan kaçınmaya yatkınsınız demektir.
  • Deney katılımcılarının parayı kaybetmekten kaçınırken hissedecekleri motivasyonun, parayı kazanmaya çalışırken hissedecekleri motivasyondan daha fazla olacağını düşünmüştük.
  • İnsanlara yüksek primler ödemek, konu basit mekanik görevler olduğunda yüksek performansla sonuçlanabiliyor, ama onlardan beyinlerini kullanmalarını istediğinizde (genellikle şirketlerin yöneticilrenie çok yüksek primler ödeyerek yapmaya çalıştıkları şey) bunun tam tersi de olabiliyordu.
  • Özetle, insanları motive etmek için para kullanmak iki tarafı keskin bir kılıca dönüşebilir. Bilişsel yetenek gerektiren işlerde, düşük ve orta seviyede teşviklerin yararı olabilir. Fakat teşvik düzeyi çok yüksekse, aşırı dikkat isteyebilir ve o sebeple kişinin zihnini ödülle ilgili düşüncelere çekebilir. Bu da stres yaratabilir ve sonuç olarak performans düzeyini azaltabilir.
  • İnsanlar için en iyi motivasyonu saptamak zordur ve yüksek motivasyon her zaman yüksek performans anlamına gelmez.
  • İnsanlar, akış hali denilen durumda mevcut görece kendilerini tamamen kaptırıp odaklandıkları ve başka bir şeyi önemsemedilerinde ne kadar daha etkili olurlar?
  • … Hevesli öğrencisine hayatı ya da ölümü umursamaması gerektiğini söyler. Yaşamı ya da ölümü umursamazsa, hiçbir şey parformansına bulaşmayacaktır. Dövüşün sonunda hayatta kalmanın derdine düşmediğinden, hiçbir şey zihnini gölgelememekte ve yeteneklerini etkilememektedir – saf konsantrasyon ve beceriden ibarettir.
  • Fark, Joe’nun yaptığı çalışmanın anlamlı olduğu yanılsamasını sürdürmesi, o yüzden çalışmaktan zevk almaya devam etmesiydi. Öte yandan chad, yaptığı çalışmanın parça parça yıkıldığına tanık olmuş, emeğinin anlamsız olduğunu düşünmüştü.
  • Çalışanların şevkini kırmak isteyen bir yönetici olmak istiyorsanız, çalışmalarını gözlerinin önünde tahrip edin. Ya da biraz daha kurnazca hareket etmek istiyorsanız, onları ve çabalarını görmezden gelin. Öte yandan, sizinle ve sizin için çalışan kişileri motive etmek istiyorsanız, onlarla, çabalarıyla ve emeklerinin meyveleriyle ilgilenmeniz yararlı olacaktır.
  • Çalışma, basit bir “para için çalışma” anlayışına indirgenemez. Çalışmaya anlam vermenin ve çalışmayı anlamdan yoksun bırakmanın etkisinin sandığımızdan daha güçlü olduğunu görmemiz gerekir.
  • Yarattıkları ve sahip olduklarıyla gurur duymak, insanoğlunun derinlerine işlemiştir. Neden bazı durumları sahipleniriz de bazılarını sahiplenmeyiz? Hangi noktada, yapımıyla uğraştığımız şeyle furur duymayı kendimize hak görürüz?
  • … Bu ön deneyler bir şey inşa ettiğimizde, o şeye gerçekten seven gözlerle baktığımızı göstermektedir.
  • Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş.
  • İnşa sürecine eşlik eden çabanın, kendi eserlerimize aşık olma sürecinin kritik bir bileşeni olduğunu gösteriyor. Ve özelleştirme, inşa etmiş olduğumuz şeye aşırı değer biçmemize yol açan ilave bir kuvvet olsa da ona özelleştirme olmadan da aşırı değer biçeriz.
  • Günlük hayatınızda gurur ve sahiplenme duygularını artırmak için her gün kullandığınız şeylerin yaratım sürecine daha fazla katılmanız gerekir.
  • Harcanan çaba meyve vermediğinde, yapılan çalışmaya duyulan yakınlık azalıveriyordu. (Aşk oyununda, kendini ağırdan satmanın başarılı bir strateji olmasının nedeni de budur. Hoşlanmadığınız birinin önüne engel koyarsanız, o kişinin engeli aşmak için çaba göstermeye devam etmesini ve size daha fazla değer vermesini sağlarsınız. Öte yandan, kişiyi zora koşar, ısrarla reddederseniz, arkadaş bile kalamazsınız.
  • Uzun vadeli tatmini yaratan şey en nihayetinde çabadır.
  • İnsan çabasının dört ilkesi:
    • Bir şey için çaba harcamak sadece o nesneyi değiştirmez. Bizi ve o nesneyi değerlendirme şeklimizi de değiştirir.
    • Daha fazla emek daha büyük sevgi sağlar.
    • Yaptığımız şeylere aşırı değer biçme tutumu öyle derinlemize işlemiştir ki, başkalarının da bu kanıda olduğunu sanırız.
    • Büyük çaba harcadığımız bir şeyi tamamlayamadığımızda, ona fazla bir bağlılık hissetmeyiz.
akildisi_mantik
  • Çalar saati daha etkin hale getirmek için nasıl bir inovasyon yapılabilir? Erteleme düğmesine bastığınızda, çalışma arkadaşlarınıza uyuyakaldığınızı bildiren bir e-posta gönderilmesi.
  • Bir kez bir şey yarattığımızı hissetteğimizde, sahiplik duygumuzun arttığını hissettiğimiz sonucuna vardık – böylece kendi fikirlerimizin yarar ve önemine aşırı değer biçmeye başlıyorduk.
  • İlginç ve tuhaf doğamızın başka birçok yanı gibi, yarattığımız şeylere aşırı değer bizme eğilimimiz de , iyi ile kötünün bir karmasıdır. Görevimiz, kendimizden en çok iyiyi ve en az kötüyü nasıl çıkarabileceğimizi anlamaktır.
  • 1 kızgınlık + 1 özür = 0 kızgınlık
  • İnsan esnek bir hayvan, her şeye alışan bir mahluktur. Fyodor Dostoyevski
  • Bir şey hakkında kısa vadede güçlü duygular besleseniz de, muhtemelen o şeyler sizi uzun vadede sandığınız kadar mutlu ya da sefil yapmayacaktır.
  • TV programlarını aralıksız seyreden insanların aldıkları zevkin program ilerledikçe azaldığını, ama program reklam aralarıyla kesintiye uğradığında zevkin seviyesinin arttığını keşfettiler.
  • Zevk düzeyinizi arttırmak için hayatınıza rastlantısallık ve öngörülemezlik katmanın yollarını düşünebilirsiniz.
  • Başkaları bizde olmayan şeylere sahip olduğunda, aradaki fark çok bariz olabilir, o zaman daha yavaş uyarlanabiliriz.
  • Sahip olmadıklarımızı basiçe kabul etmek yerine, gerçeği kaul edilebilir kılmak için kendimize psikolojik hileler yaparız.
  • Nitelikleri önem sırasına göre yeniden sıralandırma sürecinin uyarlanmamıza yardımcı olduğu açıktır. Sonuçta hepimiz kim olduğumuzla ve başkalarına sunmak zorunda olduğumuz yanlarımızla barışmak zorundayız. Üstelik uyarlanmak ve ayarlanmak mutlu olmanın anahtarıdır.
  • Bir kişinin acısına karşı inanılmaz duyarlı olsak da, çok sayıda kişinin acısına karşı genelde ilgisiz kalıyoruz.
  • Acı çeken kişi sayısı arttıkça bir trajediyi daha az umursuyor olabilir miyiz gerçekten?
  • Bir kişinin yüzü, fotoğrafı ya da kişiliğiyle ilgili detaylara aşina olduğumuzda onun acısını paylaşır, davranışlarımız ve paramızla harekete geçeriz. Ama bilgi kişisel olmadığında fazla empati duymadığımızdan harekete geçmeyiz.
  • Canlılığın karşıtı muğlaklıktır.
  • Genelde duygular iz bırakmadan kaybolur.
  • İnsanlar adaletsizliğe kızarlar ve bunun sonucunda adil teklifte bulunmayan kişiyi cezalandırmak için para kaybetmeyi tercih ederler.
  • Çiftler düğünlerini evlenmeye karar vermeden önce planlamalılar ve hala birbirlerinden hoşlanıyorlarsa evliliğe gitmeliler.
  • “Ülkenin bir ihtiyacı var ve eğer ben onun tabiatını doğru anladıysam, bu ülke cesur ve ısrarlı denemeler talep ediyor. Bir yöntem alıp denemek sağduyu gereğidir: başarısız olursa, bunu dürüstçe kabul edin ve başka birini deneyin. Ama her şeyden önemlisi bir şey deneyin.” Franklin Delano Roosevelt

Bir Cevap Yazın