blog yazarları çalıştayı

Blog Yazarları Çalıştayı 2 – İnterneti Bloglar Kurtaracak

Blog Yazarları Çalıştayı 2, 2016 yılının son günlerinde “İnterneti bloglar kurtaracak” teması ile yapıldı. Ana temadan internetin günden güne boka sardığı, gölgelerin gücü adına kurtarma görevinin bloglarda olduğu anlaşılıyor. Neden olmasın?

Çalıştay gündemi oldukça kapsamlı. Çalıştaya katılmadım ancak blog yazarı olarak bu gündem maddelerini kendi bakış açımla değerlendireceğim.

Blog Yazarları Çalıştayı 2 Gündemi

Blogun tanımı nedir? Nasıl daha işlevsel hale getirilebiliriz?

Blogun ne olduğunu tanımlamak sıkıntılı biraz. Başlarda “blog” kelimesini kullanmayı reddetmiştim. “Ağ günlüğü” ya da “günce” gibi kelimelerle tanımlıyordum. Ancak kavram öyle genişledi ki blog kelimesi dışında bir kelime ile konuşunca anlaşılmaz olduk.

Kelime anlamından yola çıkarsak “içeriğin ters kronolojik sırada sunulması” şeklinde geniş bir tanım yapılabilir. Buna göre Twitter’daki gönderilerimiz de, Facebook’taki yayın akışımız da yalın olarak ele alındığında aslında bir çeşit blog. Ancak ortam farklı, bizim çalıştayla alakalı değil.

Blogların başarısını sürdürülebilir hale nasıl getirebiliriz?

Zamansızlık prensibine göre verilen içeriklerin çokluğunun başarıyı sürdürebilmede fayda sağladığını düşünüyorum.

Blog yazarlarının blog türlerinden herhangi birinde uzmanlaşması gerekli mi? (Moda blogu, yemek blogu)

Mutlaka uzmanlaşma gerekli değil. Blogdan beklentine bağlı biraz. Mesleğine yardımcı olabileceğini düşünüyorsan ve yazabilme kabiliyeti var ise uzmanlığa yönelik bir blog sahibi olmak büyük fayda sağlayabilir.

Hangi blog türünde daha hızlı ilerlenir. Kalıcı başarı nasıl sağlanır?

Teknoloji bloglarında kesinlikle daha hızlı ilerleme sağlanır. Değişim hızı yüksek. Takip etmek bile zor. Değişim içinden en faydalı bilgiyi seçip harmanlayarak sunmak gerek. Teknolojide (birçok alanda gerektiği gibi) güncellik olmadığında başarısı da kaybolacak bu blogların.

Bloglarda özgün içerik nasıl oluşturulur? Kaliteli içerik oluşturmanın bir kuralı var mı?

Yazarın kendi yorumunu içeriğe katma oranının yüksekliğiyle alakalı, özgün içerik.

Özgün içeriğin de her zaman kaliteli içerik olduğu düşünülmemeli. Konunun amacı için verilen emek istenen sonucu ya da üstünü veriyorsa içerik kalitesinden konuşabiliriz.

Blog takip etme / okuma kültürü internet kullanıcılarında nasıl yerleştirilir?

Kitap okuma kültürünü arttırabilirsek blog takip etme / okuma kültürü de paralel şekilde artacaktır.

Dünya çapında gündem oluşturabilecek değerde içerik üretmek nasıl mümkün olabilir?

Dünyada en çok konuşulan dilde yazıyorsanız, mesleğiniz içeriğiniz ile doğrudan alakalı ise, mesleğinizde devrim yaratan bir yöntem bulmuş ya da yaklaşım sergilemişseniz, bu yöntem ve yaklaşım çok fazla insanın hayatına dokunuyorsa içeriğiniz neden dünya çapında olmasın?

Günümüzde bloglar medyanın ve gündemin neresinde?

Klasik medyada blogları takan yok. Ülkemiz gündemi ise blog derdine sıra gelmeyecek kadar değişken ve yoğun.

Bloglar can mı çekişiyor yoksa yeniden yapılanması mı gerekiyor?

Blogların can çekiştiği yaklaşımına katılmıyorum. Burada tek değişmezimiz zaman. Hepimizin zamanı aynı. Blogların da içinde olduğu çeşitli ortamlara ayırdığımız toplam zaman artmış olabilir ancak ortam sayısı o kadar fazla ki bloglar bu ortamların içinde zaman ayrılanlar arasında arkalarda kaldı.

Yeniden yapılanma değil de zamana uyum sağlama daha doğru bir tarif.

Önce blog yazmanın keyfi mi yoksa ünlü olmak mı?

Neden ünlü olayım? Tabi ki yazmanın keyfi.

Üniversite öğrencilerinde blog yazarlığı kültürünü geliştirmenin önemi (İnternette tüketen taraftan üreten tarafa geçiş.)

2006’da üniversite öğrencisi iken ifade yeteneğimi geliştirmek, bu blogu açmamın amaçlarından biriydi. 10 yılı devirmişim.

Üniversite düzeyine geldikten sonra alınan bilginin dışavurumu gerekli. Blog açıp devamlılığını sağlamak da bunun en güzel yollarından biri.

Belli bir uzmanlık çerçevesinde istikrarlı içerik üretimi sağlamada zorluk yaşaması

Yaratıcılık eksikliği olabilir mi?

Deşifre olma (Özellikle gizli yazarlı bloglar için)

İnternette isen deşifre olmuşsundur zaten. Fazla zaman harcanacak bir konu değil.

Blogların okunma oranının hızla düşmesi

Okunacak ya da her an her yerde görülebilecek şeylerin sayısının hızla artmasıyla ters orantılı sanırım.

Okuyucu (ziyaretçi) katılımının düşüklüğü (Yorum azlığı)

En son ne zaman yorum yaptım? Aralık ayında sanırım. Hangi bloğa olduğunu hatırlamıyorum.

Her gün bloglarda ne yazılmış çizilmiş takip ediyor muyum? Evet.

O zaman neden yapılan yorum / okunan yazı oranı %1’lerin bile altında kalıyor? Emin değilim. Belirli bir zaman diliminde belli sayıda yorum yazma hedefi koymak gerekli belki de.

“Emeğine sağlık”, “Çok güzel bir yazıydı” ötesinde yorum yapmak zor geliyor çoğu kişiye. Yazıların sonundaki kalpçiklere tıklamak daha kolay. 

SEO rekabeti

%80 üzeri trafik arama motorlarından geliyorsa bir şeyler bilmekte fayda var. Ne yapılacağını yazan çok kişi var. Araştırmak, öğrenmek, mümkün olduğunca uygulamak gerek.

İçerik üretiminde istikrarsızlık

Farklı ortamlara dağılmak, günlük hayat koşturmacası, önceliklerin değişmesi gibi nedenler olabiliyor.

Yazılabilecek konu havuzu oluşturmak, önceden yazıp zamanlamak, kısa da olsa yazmak istikrarı sağlayabilir.

Hedefim 2017 için ortalama üç günde bir yazmak olacak.

Kullanmadıkları ürünlerin bile tanıtımını yapan blog yazarları yüzünden internet kullanıcılarının blog yazarlarına olan güveninin zedelenmesi

Hiç ürün tanıtımı yapmadım. Kullanmadan tanıtıma anlam veremiyorum.

Günlük hayatında kullanmayıp ancak ürün geldiğinde gerçekten kullanım ve inceleme sonucu yazı yazanlar var. Bunlar kendini belli ediyor.

Ancak sırf takipçi sayısı yüksek diye reklam verenin metnini aynen yapıştıranlar kendi topuğuna sıkıyor aslında.

Blog yazarlarına basın kartının verilmemesi

Basın dünyasının kendi klasik kuralları var. Blog yazarları derneği ya da benzeri bir klasik oluşum adına katılım sonucu basın kartı verilebilir belki.

Bireysel blog yazarlarının girişi serbest olursa katılımın denetlenmesi ellerinden alınacak. Olay kontrol meselesi. Blog yazarlarının denetlenmesi zordur.

Blog yazarlığını hobi mi yoksa meslek olarak mı yapıldığının karıştırılması

Hedef net değilmiş demek ki.

Hem internet kullanıcılarının hem de blog yazarlarının da YouTube, Instagram gibi diğer sosyal medya mecralarına kayması

Çocuğunuza hamburger mi yoksa serpme kahvaltı sofrası mı daha çekici gelir? Sağlıksız olsa da hamburgerin kazanacağını düşünüyorum. Diğer sosyal ortamlar da hamburger gibi..

Her blog yazarı aynı zamanda YouTube’da da olmalı inancı

Saçma. İçerik oluşturma ve sunum birbirinden çok farklı. Videoyu mevcut durumda tarama yaparak inceleme şansımız yok. Ziyaretçi içeriği tarayabilmeli, faydalı olan kısmını almalı.

İkisini de ortak kullanan yazarlar da yok değil. İçeriğin gerektirdiği şekilde hareket etmek daha doğru.

Daha fazla okunma, daha fazla trafik, daha fazla ziyaretçi çabası

Çok umurumda olan şeyler değil şu an.

Yazdığım blogdan doğrudan gelir elde etme kaygım olsaydı bunları dert edebilirdim.

Bir Cevap Yazın