daemon

Hayalet Program – Daemon (Daniel Suarez)

Daniel Suarez’in yazdığı Hayalet Program Daemon kapağında “Film dünyası için Matrix ne ise roman dünyasında için Daemon odur” denmekte, yanlışı yok. Sanal dünyanın sürükleyici romanı.

hayalet_program_daemon_daniel_suarez

Daemon: “Disk and Execution MONitor” teriminin kısaltmasıdır. Arkaplanda sürekli çalışan ve önceden tanımlanan zamanlarda veya belli etkinliklere yanıt olarak belirlenmiş işlemleri uygulayan bir bilgisayar programı.

Yunan mitolojosinde Daemon yarı tanrı anlamında. Romandaki işleviyle oldukça uyuşuyor; Hayalet program tanrıcılık oynuyor. Yapay zekanın da gelebileceği bir nokta.

İngilizce programları Türkçeleştirirken arthizmet olarak çevirmiştim “daemon” kelimesini. Artalanda çalışan hizmetler için kullanılıyordu.

Kitaptan altını çizdiklerim:

  • API: uygulama programı arabirimi, bir süreci kontrol etmeye yarayan kurallar
  • Tıpkı bir sürü gibilerdi. Etrafta olup bitenlerin farkında olmayan bu asalakları küçümseyen gözlerle izledi.
  • Onları bir arada tutan ırkları değil gelir düzeyleriydi.
  • Fahişeleri sevmezdi, kadınları fahişelere çevirmeyi severdi.
  • Neden? Sen benim kim olduğumu biliyor musun?
  • Ölüm kaçınılmaz olsa da nadiren önem taşır.
  • Beni endişelendiren tek hayalet, Unix ve benzeri işletim sistemleri.
  • Yapay zekanın başarısı, hareketlerinizi tahmin etmek yerine sizi manipüle etmesinde yatıyor.
  • Hayatında ilk defa katedralin ne demek olduğunu anlamıştı; burası psikolojik korsanlığın yapıldığı yerdi.
  • Vatanseverlik, bir hainin son sığınağıdır.
  • Ülkeniz için hep derin bir hayranlık besledim. Anayasanız ve İnsan Hakları Beyannameniz insanlık için büyük bir armağan. Yalnız son zamanlarda amerika, kurucuları tarafından çizilen yoldan sapmışa benziyor.
  • Bir şeyin varlığına inanmazsanız, onu durdurmaya çalışmazsınız.
  • Fıskiyenin etrafında dolaşırken ne çok şeyin bilgisayar tarafından kontrol edildiğini fark etti. Zeka gerektirmiyordu belki ama hayattaki pek çok şey için zekaya ihtiyaç duyulmuyordu.
  • Umutsuzca bir yere ait olmak istiyordu. Önemsenmek. Kendinden başkaları için ayakta kalmak. Başkalarının kardeşliğine özenen yapayalnız bir münzevi gibiydi.
  • Saldıranın etrafta başarısıyla övünmemesi halinde, saldırının gerçek kaynağının izini sürmek neredeyse imkansızdır.
  • …ve asalaklık yalnızca canlılarda değil, her türlü sistemde ortaya çıkarak hareket edebilir. Bir sistemdeki değişken sayısı ne kadar azsa, parazitlerin istilası o kadar hızlı olacaktır…
  • Mükemmel üreme, her türlü dayanıklı sistemin düşmanıdır.
  • Peki parazitler böyle başarılıysa, neden dünyayı ele geçirememişler? Cevabı basit: geçirmişler. Yalnızca biz farkında değiliz. Çünkü başarılı parazitler bizi öldürmez; bir parçamız olup onları canlı tutmak ve üremelerine yardımcı olmak için gereken tüm işi bize yaptırırlar…
  • Hayalet, bir internet solucanı veya ağ saldırısı değil. Sistemleri hack’lemiyor. Toplumu hack’liyor.
  • …bu savaşın bir zayiatı. onu aklınızdan çıkarıp milyonlarca Amerikalının hayatını ve malvarlığını kurtarmaya odaklanmalısınız.
  • Büyük yayılma başladı, ulus devletin parçalandığı bir çağdan söz ediyorum. Buna teknoloji sebep olacak. Ülkeler küresel ekonomide pazarları ele geçirmek için rekabet ettikçe, ileri teknolojinin yayılması hızlanacak. Bu da gücün dağılmasına sebep olacak. Gücün dağılması ile ülkelerin örgütlenme ilkeleri etkisini kaybedecek.
  • İşte kapitalizmin özü buydu: kargaşadan galip çıkmak. Evet, geçici bir ekonomik çöküş yaşanacaktı ama tıpkı kesilen sakal gibi daha gür ve sağlıklı çıkacaktı.
  • Biz yalnızca makinanın çarklarıyız ve arızalanırsak değiştiriliriz.
  • Değişimi seviyordu. Acı vermesine rağmen faydalıydı. Sizi güçlendiriyordu. Değişmeyi bıraktığınızda, ölmeye başlıyordunuz.
  • Bu adamları izlerken, hayatında ilk kez dünyanın gerçekten değiştiğini, toplumda bir çizgi çekildiğini ve çizginin hangi tarafında durduğuna bağlı olarak geleceğinin şekillendiğini fark etti. Teknolojik maharetin, hayatta kalmaya yönelik bir yetenek olduğunu anlamıştı.
  • Anlamsız bir hiçlik. Uzun ömürler, sıkıcı yaşantılar, her gün satıcılar tarafından sömürülen insanlar… Kalıcı bir iktidar sınıfını besleyen çiftlik hayvanları. Benim o kanunlara, haritalara, hatalara ihtiyacım yok. Hayalet, onları zaten yendi.
  • Siz bir yemdiniz, yuttukları bir yem. Güçsüzler, güçsüzlüklerini gizlediler.
  • Bugünle başa çıkamıyorsunuz, gelecekle nasıl başa çıkacaksınız?
  • Sürekli olarak kendini yenileyen, merkezi otoritesi olmayan bir medeniyet.

Bir Cevap Yazın