Öğrenci seçme ve yerleştirme sınavı

Birçok kişinin heyecanla beklediği gün geldi. Bir ara ben de girmiştim, iki bin ikide, beş yıl önce. Hatırlıyorum da daha ilk sorudan elim ayağım dolaşmıştı. Dört işlemden başka bir şey olmayan soru için üç beş dakika harcamıştım. Ancak o sorudan sonrasını hatırlamıyorum.

Beş yıl olmuş öğrenci seçme ve yerleştirme sınavına gireli. Düzenli bir çalışma ve belirlenmiş bir hedef doğrultusunda ilerledikten sonra bu sınavın korkulacak bir tarafı yok.

Öğrenci büyük bir çatışma içine girmekte sınava hazırlık döneminde. Öyle garip bir sınav ki teknikler geliştirmekte öğretim görevlileri. Bölümün ne ise oradan başlamak, her bir soru tipi için onlarca test çözme, bunların pratik yolları, sınav haftasına girilirken neler yapılması gerektiği ve sınav günü ne yapacağı v.b.

Öğrencilerin işi gerçekten zor. Aileleri de ayrı bir ihtimam gösteriyorlar çocuklarının moralinin iyi olması için.

Ailenin baskısı, gelecek korkusu, başarısızlık endişesi, herhangi bir kaydırma sonucu bütün emeğin heba olma olasılığı…

Sınav günü ÖSS’ye giren öğrenciye sataşmamak lazım. Sabahtan akşama kadar çok farklı şekilde düşünüp, karmaşık duygularla yüklendikleri için psikopat davranışlar gösterebilirler!

Hayatımızı belirleyen (meslek ve hayat arkadaşı gibi) iki unsurdan biri ÖSS ile belirleniyorsa, bu sınavı koyup uygulanmasında emeği geçen herkesin belasını bulmalarını dilerim…

4 comments

  1. Geçen yıl girmiştim. İlk Türkçe sorusu olan anlatım bozukluğu sorusuyla sınav boyunca toplam beş dakika ilgilenmiş olmama rağmen yanlış yapmıştım. Bu soru ile o kadar uğraşmamış olsaydım fen bölümünden en az beş soru daha yapardım.Ama neyse geldik sonuçta AÖF İngilizce Öğretmenliğine.

  2. Mesleğini seviyorsan sorun yoktur sanırım, bir soru için kendini harap etme :)

  3. Zaten o soruyu yapsam da fenden yapamadığım o beş soruyu :D da yapsam da aynı yeri kazanırdım büyük ihtimalle. O kadar önemli değil yani.

  4. birçoğumuz farkında değil ama çok fena uyutuluyoruz. bir nesil yok olmak üzere. sırf bu öss yüzünden. halbuki o kadar boş şeyler öğreniyoruz ki… afrika gibi gelişmemiş ülkelerde insanlar uyutulmak için her trigonometrik açının 0 dan 360a kadar tek tek trigonometrik oranlarını ezberletirler. biz ise şimdilik 0 360 45 90 180 ve 270 derece ile uyutuluyoruz…

Bir Cevap Yazın