Vendetta

Film: Vendetta (V For Vendetta – 8,2 imdb)

Bazı filmleri ne kadar izlesem de bıkmam. Vendetta da onlardan biri.

Özgürlük, baskı rejimine karşı fikirlerin yeniden oluşturulması.

Ne zaman yaşanırsa yaşansın, ne şekilde yok edilmeye çalışılırsa çalışılsın fikirlerin ölümsüzlüğü kesin. Kafalarda gezinen binbir düşünce içinde bazıları önde bazıları geride kalıyor.

Saklı olanı harekete geçirmek için onu tekrar hissettirmek ve içindekileri kişiye göstermek gerekli!

Zaman fikirlerin anlaşılması için büyük yardımcı. Konu sahnelendikten sonra yayılması ve canlanması için insanların onu konuşması zaman içinde olur. Her büyük yangının küçük bir kıvılcımla başladığı gibi..

Korku, başarısızlığın, ezikliğin sebeplerinden biri olabildiği gibi en büyük hareketlerin başlangıç noktasını da oluşturabilir. Başlayan kıvılcımla korku uçar gider; Yerini cesaret alır.

Ne olacağı insanın umurunda değildir. Çünkü yaşanabilecek olayların sonuçları düşünülmez, önemsenmez. Ortak hedef inanılmaz şekilde kendiliğinden oluşur. Bireyler tek vücut gibi hareket eder

Vendetta

V for Vendetta filminden altını çizdiklerim:

  • Bize adamın kendisini değil, savunduğu fikri unutmamamız söylendi. Çünkü bir insan başarısız olabilir. Yakalanabilir, öldürülebilir ve unutulabilir. Ama bir fikir 400 yıl sonra bile, dünyayı değiştirebilir.
  • Suçlanması gereken çoğunlukla biziz, ibadet ederek ve dindar görünerek şeytanın ta kendisi oluruz.
  • Kim olduğun, ne yaptığının yanında önemsizdir.
  • Ben de sizin gibi günlük rutinin rahatlığına, tanıdık olanın güvencesine, tekrarlanan döngünün huzuruna müteşekkirim.
  • Konuşmak yerine cop kullanılsa da kelimeler hiçbir zaman gücünü kaybetmez. Kelimeler, anlamanın yoludur ve kelimelere kulak verenler için gerçeğin ifade edilmesidir.
  • Ve gerçek şu ki bu ülkeyle ilgili korkunç bir durum söz konusudur, öyle değil mi? Kötülük ve adaletsizlik, tahammülsüzlük ve baskı. Ve bir zamanlar uygun gördüğünüz yerde, karşı çıkma düşünme ve konuşma özgürlüğünüz varken şimdiyse karşınızda topluma uyum sağlamanızı ve boyun eğmenizi zorunlu kılan sansür ve güvenlik sistemleri var.
  • Elbette, başkalarına oranla daha suçlu olanlar var ve bundan sorumlu tutulacaklar ama yine de doğruyu söylemek gerekirse gerçek suçluyu arıyorsanız, aynaya bakmanızı öneririm. Bunu neden yaptığınızı biliyorum. Korkmuş olduğunuzu biliyorum. Kim korkmazdı ki? Savaş, terör, salgın hastalık…
  • Sizi mantıktan yoksun bırakacak ve sağduyunuzu yok edecek çeşitli sorunlar vardı. Korku galip geldi ve panik haldeyken kendinizi şu anki Başbakan’ın eline bıraktınız. Size düzen sözü verdi. Barış sözü verdi. Ve verdiklerinin karşılığında tek beklediği susmanız ve toplu olarak boyun eğmenizdi.
  • Gerçekten böyle mi düşünüyorsun yoksa böyle düşünmeni mi istiyorlar?
  • İnsana yaraşan her şeyi yaparım. Ama daha ötesini yaptım mı insanlıktan çıkarım. – Macbeth
  • Sence parlamentoyu havaya uçurmak bu ülkeyi daha iyi bir hale mi getirecek? Kesinlik diye bir şey yoktur, sadece fırsat vardır.
  • Halk devletten korkmamalı. Devlet halktan korkmalı.

Vendetta

  • Bina da, onu havaya uçurmak eylemi de birer simge. Simgelere güçlerini insanlar verir. Bir simgenin tek başına bir anlamı yoktur ama yeterli sayıda insanla bir binayı havaya uçurmak dünyayı değiştirebilir.
  • Babam bir yazardı. Sanatçıların gerçeği söylemek için, politikacılarınsa gerçeği örtbas etmek için yalana başvurduklarını söylerdi.
  • “Yaşarken gerçeğin gücü sayesinde evreni fethettim.” Faust
  • “Farklı”nın nasıl “tehlikeli”ye dönüştüğünü hatırlıyorum.
  • Hayatın hariç sana ait olan her şeyi senden aldılar. Ve sen de yaşadığın için şükrettin, öyle değil mi?
  • Etkinin, aynı oranda ters tepki yaratacağı evrenin temel bir kuralıdır.
  • “Şu an ihtiyacımız olan şey, bu ülkenin halkına net bir mesaj vermek. Bu ülkenin, unutmanın eşiğinde olduğumuzu anlamasını istiyorum. Bu ülkede yaşayan her erkek, kadın ve çocuğun kaosa ne kadar yakın olduğumuzu anlamasını istiyorum. Herkesin, bize neden ihtiyaç duyulduğunu hatırlamasını istiyorum!” – Başbakan
  • Hikayemiz, bu tür hikayelerde hep olduğu gibi genç ve umut vaat eden bir politikacıyla başlıyor. Çok dindar biri ve Muhafazakar Parti’nin bir üyesi. Kafasında tek bir amaç var ve politik sürece hiçbir önem vermiyor. Güç kazandıkça, bağnazlığı daha çok açığa çıkıyor ve onu destekleyenler daha fazla saldırganlaşıyor. Sonunda partisi, milli güvenlik adına bir proje başlatıyor. Ne kadara mal olduğu önemsenmeden proje yürütülüyor. Ancak, bu projenin gerçek amacı iktidar ve tam bir hegemonik egemenlik kurmak.
  • Medyanın da kışkırtmasıyla, halk arasında korku ve panik, ülkeyi parçalayarak ve bölerek hızla yayılır, ta ki sonunda gerçek amaç gün ışığına çıkana kadar. … krizinden önce, kimse o yılın seçim sonuçlarını tahmin edemezdi. Hiç kimse.
  • Planın başarısı, dahiyane başarısı, korku oldu. Korku, bu hükümetin en önemli aracı oldu ve onun sayesinde politikacımız en sonunda yeni açılan başbakanlığa atandı.
  • “Bu ülkenin güvenliği, eksiksiz bir itaate bağlıdır. Bu gece protesto yapan, insanları kışkırtan, tahrik eden herhangi biri başkalarına ibret olması için cezalandırılacaktır.” Başbakan
  • Kim olduğumu gizle ve özümün şeklini alan bu gizlilikte bana yardım et. – On ikinci Gece
  • Yarın farklı insanların yaratacağı farklı bir dünyanın başlangıcı olacak ve bu seçim onlara ait.
  • “… yasağını ihlal edenler düşmanımızın işbirlikçisi kabul edilecektir ve hiçbir ayrıcalık ve hoşgörü gösterilmeden terörist olarak yargılanacaktır.” Başbakan
  • Bu maskenin ardında, bir yüzden ötesi var. Bu maskenin ardında bir düşünce var. Ve düşünceler, kurşun geçirmez.

1 comment

  1. “Kim olduğun, ne yaptığının yanında önemsizdir.” repliği ve diğerleri derin anlamlar içeriyor, insanı mutlu ediyor. Küçükken izlemiştim ama şimdiki bakış açım ve görüşüm ile tekrar izlemeyi düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın