Sakinler de kazanır

Sakinler De Kazanır (Susan Cain, Çeviren: İdil Çetin)

Sakinler De Kazanır kitabı, dışadönük yaklaşımı körükleyen dünyada içedönüklerin de önemli bir yeri olduğunu, iki kişilik tipi arasında nasıl farklar bulunduğunu, içedönüklerin hangi açılardan daha üstün durumda olduğunu örneklerle, araştırmalarla anlatıyor.

Susan Cain, gürültücü kalabalığa inat sakin kalabilenlerin öyküsüne çok izlenen TED konuşmasında da değiniyor. Yaz kampındaki kendi normalinin kamptakilere anormal gelmesi insanı gülümsetiyor çünkü benzer durumlar yaşadım.

Örneğin bir grupla bir geziye gidiyoruz. Hareketli bir şarkı çıkıyor. Birden neredeyse herkes alkış tutmaya yerinde oynamaya başlıyor. İşte bu bana garip geliyor. Neden alkış tutayım ki. Kafamı çevirip konuyla alakam yokmuş gibi yapıyorum. :) Takılın siz kendi normalinizde.


Myers-Briggs Kişilik Testi

İçedönük biri olduğumu biliyorum zaten. Ancak yine de kitapta bahsi geçen Myers-Briggs kişilik testini yaptım. 4-5 yıl önce de yapmıştım sonuç değişmedi. Test sonucunda 16 farklı tip ortaya çıkabilir. Benim sonucum bariz içedönük: INTJ. Genel anlamda yazılan özellikler uyuyor.

Bu testi yapın derim. Yalnızca içedönük-dışadönük değil, birçok farklı açıdan kendi kişilik tipinizin ne olduğunu öğrenebilirsiniz.


Sakinler De Kazanır, araştırmalar açısından oldukça doyurucu. İçedönük gruba hastalıklı gibi yaklaşmayın, onlar da normal insan. :) Kendilerini ifade etme biçimleri biraz farklı yalnızca.

Sakinler De Kazanır kitabından altını çizdiklerim:

Giriş: Mizacın Kuzeyi ve Güneyi

  • “Zulmün demirden ayağının altında ezilmenin insanların canına tak ettiği bir an gelir.” Martin Luther King Jr.
  • Dışadönüklük muazzam cazip bir kişilik tarzı, ama bunu çoğumuzun kendini ayak uydurmak zorunda hissettiği baskıcı bir standarda dönüştürdük.
  • Myers-Briggs kişilik testi

Dışadönük İdeal

  • Seminer boyunca “müşteriyi, satın almak istediği üründen daha pahalısına yönlendiren” biri gibi davranıyor.
  • Satış becerilerini sadece kişisel kazanç için değil, aynı zamanda ulaşabildiği kadar çok kişiye yardım etmek için kullandığına bizi ikna ediyor.
  • Birleşik Devletler’de sohbet kişinin başından geçenleri ne kadar iyi öyküleştirebildiğiyle ilgiliyken, Çinli biri incir çekirdeğini doldurmayan bilgiyle karşısındakinin çok fazla zamanını almaktan tedirgin olabilir.
  • Konuşkan kişilerin sessizlerden daha zeki olduğunu düşünürüz; not ortalamaları SAT ve zeka testlerinin puanları bu algının doğru olmadığını gün yüzüne çıkardığı halde.
  • Hızlı konuşanları, yavaş konuşanlardan daha yetkin ve çekici buluruz.
  • Daha fazla konuşmanın daha fazla bilgiyle bir ilişkisi olsaydı bütün bunlar herhangi bir sorun olmazdı, ancak araştırmalar bu türden bir bağlantının var olmadığını gösteriyor.
  • Sunum yapmaya çok fazla önem atfederken, içeriğe ve eleştirel düşünmeye yeteri kadar değer vermiyoruz.
  • Araştırmasına başladığı zaman öğrenmek istediği tek şey; hangi özelliklerin bir şirkete rakiplerinden daha üstün olma olanağı verdiğiydi.
  • “Yalnız çalışın. Devrimci ürünleri ve özellikleri en iyi kendi başınıza çalışırsanız tasarlayabilirsiniz. Bir komitede değil. Bir takımda değil. Stephen Wozniak
  • Açık kaynağın içedönükleri çekmesi teknolojide herkesçe bilinen bir gerçektir. Dave W. Smith. – Bu insanların birçoğu genele katkıda bulunma ve başarılarının değer verdikleri camia tarafından takdir edildiğini görme arzusuyla motive oluyordu.
  • Belli bir amaç için pratik yaptığınızda, elinizin altında olmayan görevleri ya da bilgileri belirler, performansınızı iyileştirmek için uğraşır, ilerlemenizi gözler ve gerektiğinde düzeltmeler yaparsınız.
  • Maksatlı Pratik kimi nedenlerle en iyi tek başına gerçekleştirilir. Yoğun konsantrasyon gerektirir ve insanlar dikkat dağıtıcı olabilir. Genellikle kişinin kendi kendine ürettiği yoğun bir motivasyona ihtiyaç duyar. Ama en önemlisi, sizi kişisel açıdan çok zorlayan bir iş üzerinde çalışmayı içerir. Ericsson’un söylediğine göre ancak yalnız olduğunuzda “doğrudan size meydan okuyan kısma gidebilirsiniz. Yaptığınız şeyi geliştirmek istiyorsanız hareketi başlatan siz olmalısınız.”
  • Kafka – Bir defasında bana yazarken yanı başımda oturmak istediğini söylemiştin. Dinle, öyle bir durumda ben hiçbir şey yazamam. Çünkü yazmak kendini ziyadesiyle açığa vurmak demektir; insanın başkalarıyla beraber olduğu takdirde kendini kaybettiğini hissedeceği ve aklı başında olduğu müddetçe her zaman kaçınacağı, iç dünyayı açığa vurma ve teslimiyet hali… İnsanın yazarken asla yeterince yalnız olamamasının, etrafının asla yeterince sessiz olamamasının, gecenin bile yeterince gece olamamasının nedeni budur.
  • Bence ilerlemek için yapmamız gereken birlikte çalışmayı bırakmak değil, bunu yapma biçimimizde rötuşlar yapmak. Bir kere, liderliğin ve diğer görevlerin insanların kendiliğinden güçlü yanları ve mizaçlarına göre dağıtıldığı, birbirini besleyen içedönük-dışadönük ilişkiler kurmalıyız. Araştırmalar en etkin takımların içedönükler ve dışadönüklerin bileşiminden oluştuğunu gösteriyor ve pek çok liderlik yapısı için de aynı şey geçerlidir.

Kişilik

Biyolojiniz, Benliğiniz?

  • Yüksek ve düşük tepkililik muhtemelen, içedönüklüğe ve dışadönüklüğe giden tek biyolojik yol değildir. Klasik bir yüksek tepkilinin duyarlılığını taşımayan pek çok içedönük bulunur ve yüksek tepkililerin küçük bir kısmı büyüdüklerinde dışadönük olur.
  • Jerry Miller – Üniversite içedönüklerle dolu. Okumayı severler; onlar için fikirlerden daha heyecan verici bir şey yoktur. Ve bunun birazı, büyürlerken nasıl vakit geçirdikleriyle ilgilidir. Eğer etrafta vakit geçirmeye çok zaman harcarsanız, okumak ve öğrenmek için daha az zamanınız kalır.
  • Mihaly Csikszentmihalyi – Keyif, sıkıntı ve kaygı arasındaki sınırda, zorlu durumlar tam da kişinin hareket etme kapasitesiyle dengelendiği sırada belirir.
  • İçedönüklerin ardına kadar açık enformasyon kanalları vardır ve bu da aşırı uyarılmalarına neden olur, öte yandan dışadönüklerin daha sıkı kanalları vardır ve onların düşük uyarılmaya yatkın olmalarına yol açar. Aşırı uyarılma, kaygıdan ziyade doğru düzgün düşünemediğiniz (gına geldiği ve artık eve gitmek istediğiniz) gibi bir his yaratır.
  • Düşük uyarılma ise bir mekanda çok uzun süre kalmaktan duyulan sıkıntıya benzer.
    İlgimizi hiç çekmeyen başlıklarda çok sık konuşmak bizi zorlu ama kıymetli kariyer değişimleri yapmaya motive edebilir. Kendi inancının cesaretiyle konuşan kişiden daha yüreklisi yoktur.
  • Jadzia Jagiellowicz – Daha karmaşık düşünüyorsanız, bu durumda havadan ya da tatilde nereye gittiğinden bahsetmek, değerler ya da ahlak hakkında konuşmak kadar ilgi çekici değildir.
  • Jung’un da işaret ettiği gibi, “biri (dışadönüklük) yüksek doğurganlık oranı, düşük savunma gücü ve kısa ömre dayanır; diğeri (içedönüklük) düşük doğurganlık oranına ek olarak bireyin kendini koruması için sayısız araçla donatılmasına bağlıdır.”
  • Finansal tarih, frene basmaları gerektiği zamanlarda gaza yüklenen kişilerle doludur.
  • İçedönükler bir plan yapmada, plana bağlı kalmada, disiplinli davranmada çok daha iyiler.
  • Kısacası içedönükler o kadar kolay gaza gelmezler.
  • İçedönükler aynı zamanda, daha yüksek SAT puanları ve yüksek maaştan, daha düşük vücut kitle indeksine kadar pek çok şeyle ilişkilendirilen ve mühim bir yaşam becerisi olan hazı ertelemede dışadönüklerden daha iyi durumda görünürler.
  • Dışadönükler, aşırı enformasyonu yönetmede içedönüklerden daha iyidir.
  • Sanki dışadönükler “olanı” görürken içedönük akranları “olabileceklerin” peşindedir.
  • Yatırım yapma ya da risk ve ödül, dengesi gerektiren herhangi bir şey yapma zamanı geldiğinde, kendinizi kontrol edin.
  • Akışın, insanların “sosyal çevreden bağımsızlaşıp, ödül veya cezaya göre tepki vermeyi bıraktıkları” koşullarda gerçekleştirdiğini söyler. “Bu türden bir özerkliğe ulaşmak için birey kendine ödüller sunmayı öğrenmelidir.
  • Doğanıza sadık kalın. Eğer yavaş ve dengeli çalışmaktan hoşlanıyorsanız başkalarının sizi sanki yarışmak zorundaymışsınız gibi hissettirmesine izin vermeyin. Şayet derinlikten keyif alıyorsanız genişliğin peşinden koşmak için kendinizi zorlamayın. Aynı anda birçok işle uğraşmaktansa tek bir iş yapmayı tercih ediyorsanız bildiğiniz yoldan şaşmayın. Ödüller karşısında görece umursamaz kalmak size kendi yolunuzdan gitme gücü verir. Bu bağımsızlığı iyi sonuçlar için kullanıp kullanmamak ise size kalmış.

Her Kültürün Dışadönük İdeali Var Mı?

  • Batılı birine itaat olarak görünen şey pek çok Asyalı için temel nezaket olabilir.
  • Bir yazılım mühendisi bana işyerinde gözardı edildiğini hissettiğinden bahsetmişti, “özellikle de düşünmeden konuşan Avrupa kökenli insanlar”a kıyasla. Çin’de diyordu, “Sessizsen, bilge biri olarak görülürsün. Burada ise tamamen farklı. Burada insanlar aklından geçenleri açıkça söylemeyi seviyor. Şayet akıllarına bir fikir geldiyse, yeterince olgunlaşmamış olsa bile, bunu dile getiriyorlar. Eğer iletişim alanında daha iyi olabilseydim yaptığım iş çok daha fazla takdir edilirdi. Amirim beni takdir etse de, işi ne kadar harikulade yaptığımı yine de bilmiyor.
  • Profesör Ni, Birleşik Devletler’de diye uyarıyordu, ilerlemek istiyorsanız içerik kadar tarza da sahip olmalısınız. Bu adil olmayabilir ve bir insanın yaptığı katkıyı değerlendirmenin en iyi yolu da olmayabilir” ancak karizmanız yoksa, dünyadaki en parlak zekalı insan da olsanız saygı göremeyeceksiniz.
  • Agresif güç insanı hırpalar; sosyal beceri zafer kazanmasını sağlar.
  • Profesör Ni sosyal beceriyi “sessiz sebat” olarak tanımlar ve bu özellik Gandhi’nin politik zaferinde olduğu kadar akademik başarının da kalbinde yatar. Sessiz sebat kişinin tepkilerini harici uyaranlara karşı dizginlediği devamlı bir dikkat gerektirir.

Nasıl Sevmeli Nasıl Çalışmalı?

  • Serbest Özellik Teorisi’ne göre, belli kişilik özellikleriyle doğar ve kültürel olarak donatılırız ancak kişiliğimizi “kilit kişisel projeler”e hizmet etmek üzere canlandırabiliriz.
  • Diğer bir deyişle, içedönükler önemsedikleri işler, sevdikleri insanlar ya da büyük değer atfettikleri herhangi bir şey uğruna dışadönükmüş gibi davranabilir.
  • Kendi deneyimlerime ve danışmanlık tecrübeme dayanarak kendi çekirdek kişisel projelerinizi belirlemenin üç kilit adımı olduğunu söyleyebilirim:
    • İlk olarak, çocukken neyi sevdiğinizi düşünün.
    • İkinci olarak meylettiğiniz işe dikkat edin.
    • Son olarak neyi kıskandığınıza dikkat edin.
  • Carl Jung – İki kişiliğin karşılaşması iki kimyasal maddenin temasına benzer; eğer herhangi bir tepkime varsa, ikisi birden dönüşüm geçirir.
  • Kişilik tipi hakkında muhtemelen en yaygın ve en zarar ver yanlış anlaşılma içedönüklerin antisosyal, dışadönüklerin ise topluma dönük olduklarıdır. İçedönükler ve dışadönükler farklı şekilde sosyaldirler.
  • Psikolog Jens Aspendorf ve Susanne Wilpers, Beş Büyük Özellik adı verilen şeye odaklanmışlar: İçedönüklük-Dışadönüklük, Uyumluluk (insanlarla iyi geçinme anlamında), Deneyime Açıklık, Sorumluluk ve Duygusal İstikrar. (Pek çok kişilik psikoloğu insan kişiliğinin bu beş özelliğe indirgenebileceğini düşünür.)
  • İçedönükler dostane bağlamlarda tanıştıkları insanları sever; dışadönükler rekabet ettiklerini tercih eder.
  • Sayısız çalışma, öfkeyi açığa vurmanın onu yatıştırmadığını göstermiştir; aksine kamçılar. Öfkeye izin vermemek hepimizin yararınadır.
  • Dışadönükler sosyaldir çünkü beyinleri dikkatlerini çekmek için yarışan talepleri (ki yemekli davetlerdeki sohbetlerin içeriği tam olarak budur) idare etmede iyidir. Diğer taraftan içedönükler, kendilerini aynı anda pek çok kişiyle ilgilenmeye zorlayan sosyal etkinliklerden kaçınırlar.
  • Platon – Genç ve hassas olan her şeyde işin en önemli kısmı başlangıcıdır; çünkü bu karakterin oluşmakta olduğu ve arzu edilen etkinin daha kolay elde edildiği zamandır.
  • Ebeveynler, (bir tutkusu olan cana yakın, kontrolü elinde tutan tipler) küçük çocuklarının saldırganlığını sorun etmez ama çocuğun pasifliğinin problem yaratacağından endişelenirler.
  • Erken gelen misafirlerden biri olmak iyidir, böylelikle çocuğunuz mevcut bir grubun içine girmek zorunda kalmaktansa, başkalarının “ona ait” bir alanda kendisine katıldığını hisseder.
  • İçedönüklüğü tedavi edilmesi gereken bir şey gibi görmeyin.
  • En korktuğu şey topluluk önünde başarısız olmaktır. Yarışmaya ve hatta kaybetmeye alışarak kendini bu korkuya duyarsızlaştırmaya ihtiyaç duyar.
  • Bir tutkuyu serbest bırakmak bir hayatı değiştirebilir, sadece çocuğunuzun ilk öğretim ve lisede geçirdiği zamanlar için değil, ondan çok ilerisi için de.
  • Arkadaşlığından keyif aldığınız kişilerle görüşün. Ve herkesle sosyalleşmeye çalışmayın. İlişkiler herkesi daha mutlu eder, ama niteliği nicelikten daha önde tutun.
  • Hayatın sırrı kendinizi doğru ışığın altına koymaktır. Bazıları için bu bir Broadway spot ışığıdır, diğerleri içinse bir masa lambası.

Bir cevap yazın